2 Kasım 2008 Pazar

15 ekim 2007,o öyle demese de..böyle işte.

Karaköyle tatsızlık...evet kendisine iki defa uğradım,toplam 10 saatimi verdim belki,hatta 40 :P çok sevdiğimden değil,ama sevmediğimden de değildi,bir akbil mevzumuz vardı kendisiyle,tatsız başladı,gelişti ve bitti..artık karaköye gitmem,çok sevdiğimden değil,sevmediğimden'

Ve bolca şaşkınlık...bir çoğu karaköy festivalinde yaşandı,su elinde suyum nerde demeler,arabalarda telefonlar unutmalar,hiç birşey unutmasam unuttum sanmalar ve bomba; jeton alıp tramvaya girmeler,turnikelerden geçtikten sora "la jetonum nerde,unuttum galiba gişede" demeler..:)

Bugün,akçaydaki bayramdan döndüm istanbula..belki alemin en rahat otobüsüyle,hayatımın en rahatsız yolculuğunu yaşadım..yanımda bi' buçuk koltuk büyüklüğünde bir amca vardı,yarısı üstümdeydi doğal olarak've ben sıcaktan ölmek nedir bu yolculukta öldüm,host'tan istediğim suları üzerime boca ettim:)

Bugün,istanbul'a girdiğimiz noktada(gerçi istanbul'a nerede girmiş olunuyor,istanbul nerede başlıyor,nerede bitiyor,çok ciddi çekincelerim var bu konularda,hatta istanbulun bütün türkiye olmasından şüpheleniyorum,artık onu da başka bir yazıda anlatayım,bu parantez çok uzadı) saçı başı dağılmış iki araba gördüm,"sevişmişler" dedim geçtim,sonra döndüm,anladım,ben bu şeylerin yaşandığı yerdeyim artık..

Hiç yorum yok: