25 Mart 2009 Çarşamba

diş değil bademcikmiş,
bademcik de değil artık, badem olmuş zaten o.

boğazım ağrıyor.



edit: köprücük kemiğim mi yoksa.
büdüt: köprücük kemiğimle alakası yokmuş. sol yanağımı şişirince oluşan gerginlik boğazımı daha çok ağrıtıyor resmen. hayır durup durup yanağımı şişiren biri de değildim ben. neyse ağrıdıkça editliyorum yazıyı yalnız, belki yarın doktora giderim.

oha, yirmilik dişimmiş, yirmilik dişimmiş! az önce dayanamayıp, işler yolunda mı diye bakmak için geçtim aynanın karşısına açtım ağzımı. çünkü ağrı ve acı giderek boğazımdan yukarı, ağzıma doğru ilerliyordu şu büdütü yazarken. hatta anlatmayı denedim o sırada da, bademciğin ağıza bağlandığı yer diye tarif etmeye kalkınca da sildim birden. neyse ağrı-acı o kadar çıkmıştı ki yukarı, aynanın karşısına geçip ağzımı açsam neler olduğunu anlayabilecekmişim gibi hissettim. nitekim anladım, benden kaçmadı. yirmilik dişim, evet 20'lik dişim ağzımda terör estiriyor. masum dişetleri çaresiz.. bu iğrenç yazı da burda bitsin, tamam.

Hiç yorum yok: