31 Mart 2009 Salı

mim arsızı

yine birkaç gün ara.. verdiğim bu birkaç günlük aralar yüreğimi paralar. sanki blog yazamayacak kadar önemli şeyler oluyormuş hayatımda gibi hissederim, mahcup olurum. üstüne üstlük ara ne kadar uzarsa, yazacaklar o kadar birikir, laptopun karşısındaki sandalye de sivrildikçe sivrilir. aha, tam şu anda dikkatim öyle dağıldı ki, şişesinden içmekte olduğum kolayı ani bir refleksle masada duran bardağa doldurdum. şişeyi elime aldığım anda aslında kolayı şişesinden içtiğimi unutacak kadar dikkatim dağıldı tam şu anda.

anlatacak çok şeyim var, her şeyden önce, yemyeşil bir yunanistan'a gittim yine. ama daha önce bir şey daha oldu, yorumlarımla yalnız bırakmadığım, blogundan mimlerine bulaştığım cherry mei chan sonunda dayanamayıp beni mimledi. hayatımın ilk mimi, kendimi maddeler halinde sıralamak üzerine, başlayalım..

# ben, omg'un oh my god olduğunu bilmiyordum. yeni öğrendim. "bir şeyden korkunca ya da etkilenince, gulp sesi var ya, yutkunma sesi", öyle bir anlam yüklemiştim kendisine anlamını öğrenene kadar.

# yakın türkiye tarihine hep ilgi duydum ama hiç bilgim yok. küçükken, babamın ben yatmadan önce kıbrıs harekatıyla ilgili anlattıklarıyla yetiniyorum hala, bülent ecevit'i ayşe tatile çıktı sözüyle hatırlıyorum ben. kitaplar okumalıyım, ama durumu kendim yorumlayabilmem için çok fazla kitap okumam gerek, üşeniyorum.

# yeterince düşünürsem her şeyi saçma bulabilirim.

#sarışın, mavi gözlü bir kızı ilk görüşte beğendiysem, ikinci görüşte beğenmem. bu yüzden siyah saçlı kızlar her zaman daha çok ilgimi çekmiştir.

# tasarlarım. çok keyif alırım tasarlamaktan.

# mendil kullanamam. doğru düzgün sümküremem. burnum kibardır.

# oldu ki başardım, bir mendili mümkün değil 2 kere kullanamam. bu konuda babama hayranım. kağıt katlama sanatıyla mendilin her santimetre karesini başarıyla kullanır. sanırım bu beceriksizliğim yüzünden, oda arkadaşım göksel bana her ıslak mendil uzattığında, bir duraksarım, kararsızlık yaşar, bir saniye kadar düşünür, öyle uzatırım elimi. bilinçaltımla ilgili bir durum herhalde.

# bıçak kullanamam. elmayı tabağa koyar, ekmek keser gibi keserim.

# ekmem kesemem.

# sosyal zekam çok yüksektir. aşkı memnu'daki, bihter'in annesi gibiyimdir(adını unuttum şimdi). bir bakışta anlarım her şeyi. ama fesat değilimdir, sadece anlamamam gereken şeyleri, çok önceden anlarım.

# az önce hayatımda ilk defa stateskop yazdım. o da yanlışmış zaten. doğrusu: stetoskop.

# şaraptan nefret ederim. yalnızken içki içmem.

# bir yere ulaşmak amaçlı yürüyorsam, koşmayı tercih ederim. gideceğim yere vardığımda nefes nefese kalmak, hatta bu yüzden bir süre konuşamamak hoşuma gider.

# laptopumda dinlediğim şarkılar dinlemediklerimden azdır. indirdiğim şarkıları bir gün dinleyebileceğim umuduyla yaşarım.

# lojistik sebeplerle arkadaşlarımdan ayrı kalmakta üstüme yoktur. bundan olacak ki, hayatım arkadaş izleriyle dolu.. ama izler taze değil, çok uzağa gitmiş olabilirler..

# festivallere bayılırım. çadırda gülümseyerek uyuyakalırım, gülümseyerek uyanırım. uzaktan gelen müzik sesiyle dans ederim. yürüyüşümü müziğin temposuna göre ayarlarım. biranın etkisiyle her 15 dakikada bir tuvalete bayıldığım 1 liralar bile keyfimi bozamaz festivallerde.

# festivale aranın bozuk olduğu sevgiliyle gitmek dünyanın en kötü şeyidir bence.

# istanbul'da mizah dergisi almam. istanbul ve mizah dergisi uyumsuz bir ikili bence. yalnız az önce yurda penguen geldi benim adıma, ne iş anlamadım.

# duran kalbi çalıştırabilirim. first aid ve cpr biliyorum.

# elektronik eşyalarımla aramda duygusal bağ vardır. bilgisayarım mavi ekran verdiğinde kendimi çok kötü hissederim. kitlendiğinde suçluluk duyarım. kendisinden özür dilerim.

# bence hayatta bir şeyler bulduğumuzdan beri, kaybettiklerimizi arıyoruz.

# yunanistan'da tren yolculuğu yapmaya bayılırım. hatta en büyük zevklerimden biri arkadaşlarımla yunanistan'da tren yolculuğu yapmaktır.

# hayatım özlemekle geçiyor. her zaman bir şeyleri özlerim. özlemekle ilgili bir şeyler söylemişim zamanında,

özlenir,hiç görmediğin, konuşmadığın, belki sadece yazdığın da olsa özlenir.. sevilir bile.. benim cismimi bekler ruhum hep özlediğim yerlerde.. ve gelicem dedi mi birisi, şu gün şu saatte; gelmiştir benim için artık, oturur durur o güne kadar aklımın kanepesinde..

bir fotoğrafa baktığımda üstündeki yüzleri özlemesem bile, arkasındaki duvarı, masayı özlerim.. boyaları dökük demirleri özlerim, yüzü gözü belli olmayan insanlar vardır ya fotoğraflarda uzakta, onları özlerim, oraları özlerim ben..

# sevdiğim insanlara osman derim, necip derim.

# küçüklüğümden bugüne ulaşabilmiş bir alışkanlığım vardır, kulak memesi ellemek. adına fıtfıt kulak koymuşum küçükken. eylemin adı da, kulak fıtfıtlamak. son zamanlarda annemin kulağını babamınkinden daha çok seviyorum. küçükken babamınkini daha çok severdim. bugünlerde fıtfıt yapmıyorum.

# küçükken poşet koleksiyonum vardı. arada bir yayar salona, yuvarlanırdım üzerlerinde.

# şu anda hiç duygusal değilim. odun gibiyim. ama bu durum her an değişebilir.

# burcum ikizler. tipik ikizlerim, hatta nüfus cüzdanımda yazmalıymış.

# adım ege olmasaymış burç olacakmış ayrıca.

# cips, kola ve müzikle bir ömür geçirebilirim. cipsim varsa her yerde her şekilde zaman geçirebilirim. ruffles'ın kekiklisinin türkiye'de yeniden satışa çıkması için kampanya başlatabilirim.

# yazdığım bütün her şey 1945 yılında oldu. ben biraz geç kaldım sadece yazmak için. (hey kids)

daha da yazarım da, son bir kaç maddedir kimi mimlesem diye düşünmeye başladım. daha fazla sabırsızlanmadan durayım dedim. ı-ıh, birden vazgeçtim, mimlemek yok. onun yerine şarkı koyarım. şarkı koymaktan da vazgeçtim. görüşürüz.

4 yorum:

black dedi ki...

yeterince düşünürsem her şeyi saçma bulabilirim hehhahahha hohhahaihe hahahahh çok gülüyorum buna hahhaha

black dedi ki...

bi de şimdisedahanım ı ne zmn görsem içimi bir neşe bürüyor hehe

tirezege dedi ki...

evet, belki pazar sabahını, cumartesi öğleden sonrasını falan hatırlattığı içindir. ya da en basitinden tv karşısında yalnız oturmadığın zamanları..

şimdi, hüzünlendin mi?

black dedi ki...

ı ıh... (hihihi sedahanım hehe)