13 Mart 2009 Cuma

sosyopat?


sosyomat diye bir şeye takılmıştım bir ara, aslında birine takılırken. 2007 yazıydı sanırım ve hayatımın en rahat dönemini yaşıyordum . msn space'e bir şeyler yazmaya başlamam işte bu rahatlığa denk gelir. ama çiçek, böcek, laylay herşey rahatlığı değil bu bahsettiğim. zaten dünyada yazmaya ihtiyaç duyacak son insanlar o ruh halindeki insanlar bence. yazmak huzursuzluktur çünkü. kafanın etrafında -hatta içinde- sinir bozucu bir şekilde vızıldayan bir sivrisinektir, bilgisayarın ekranına yapıştırmak istersin var gücünle, ya da masadaki kağıda.. ve kış rahatlığı da değildi o, dedim ya, 2007 yazıydı, yaz rahatlığıydı, sivrisineği bol bir yaz rahatlığı.. istediğim şeye gönlümce üzülebilirdim, gecelerce ağlayabilirdim istediğim şey için, hiçbir şey için kaygılanmama gerek yoktu, kendi hayatımı dilediğim gibi yaşayabilirdim. sorunlarla dilediğim gibi yüzleşebilme rahatlığıydı o, birine, üzüleceğini bile bile kapılma rahatlığı.. moralimi istediğim gibi çarçur etmenin rahatlığını yaşadım o 2007 yazında, ilk yazımı da o zaman yazdım. ve o günden bugüne tam 10 yıl geçmiş acısıyla tatlısıyla, desem yeridir şimdi, adeta bir yıldönümü yazsına döndü bu. oysa bahsedeceğim şey çok farklıydı, 10. yıldönümüme daha yıllar olan bugünlerden bugünde konumuz sosyomat, evet.

nereden esti bilmiyorum, dün sosyomata girdim, sosyomat insanların etiket adı verilen konular açtığı, ve yine insanların bu konular hakkında yorumlar yaptığı bir fasilite, evet her şey insanlar için. konulara yaptığım yorumlara baktım, çoğunu hiç beğenmedim ama, bazıları hoşuma gitti. ege, sosyomatın en iyileri listesi ile karşınızdayım.

keşke dememek için illa hata mı yapmak gerek hakkında,
valla ağza yatay vaziyette bi kalem almak bi çözüm olabilir keşke dememek için..keffke gibi bişey çkıo zira ağızdan'
deyip apostrofumu çakmışım sonuna. evet ben çok severim bu işareti ( ' ), nokta koyamamamdan kaynaklanan bir sevgi, aslında bana çağrıştırdıkları da garip şeyler, anlatırım sonra. neyse sosyomat gençliğinin de hoşuna gitmiş olacak ki, 2 puan almışım bu yorumumla, ahelehey!

gothic takılan kızlar hakkındaysa hınç alan bir uluç yorumu yapmışım adeta,
çirkinsen güzel görünmenin kolay yolu.hatta ben çok çirkin bi kız olsaydım saçımı kazıtırdım,tarz olur:))
demişim. ben çok gülmüşüm ama, sosyomat gençliği gülmemiş. puanım, 0.

grup vitamin hakkındaysa şu anda hiçbir anlam veremediğim bir yorumum var,
dinasour jr. dinlerken gelir aklıma bu güzide grup..
neden? ne alaka yahu? kafamın tepesindeki soru işareti fizan'dan görülebilecek boyutlarda.

ilişkiye ara vermek hakkında kısa ve öz konuşup bir puanı kapmışım,
ilişkiye yara vermek..
diyor ege, tüm sevip de kavuşamayanlar için gelsin, kral fm'de yeniden sizlerle olucaz.

alışveriş merkezinde eşofman altıyla gezen insan hakkında,
alışverişi spor olarak görüo olabilir:)
demişim, millet daha çok ev-alışveriş merkezi yakınlığı açısından bakarken konuya.

farklı bir açıdan baktığım bir başka konuda eşşek kadar olup hala çizgi film seyretmek konusu olmuş.
çizgi film iyi de.., diye geçiştirmişim, asıl bu eşşek kadar deyimi pek şirin

en sevdiğim yorumuysa vespa hakkında yapmışım, demişim ki,
istiyorum ben de,tekerlekli converse!:)siyahı güzel,kremi güzel..
hehe, tekerlekli converse, ehehe:)

bunların yanında ne kadar kötü yorumlar yapabileceğimi de görmeniz açısından bir en kötü listesi de yapalım bakalım.

zaman herşeyi siler demişler, aklıma scotch bride gelmiş olacak ki,
zaman,herşeyi siler süpürür pasparlak yapar,üstelik şimdi bi alana bi bedava:P
demişim. evet daha küçük bir punto olsa onla yazardım. puntoları smallest, small, normal, big, biggest diye sınırlandırmak da nesi, blogspot?

huzursuz bacak sendromuyla ilgili yorumlarım atalarımıza taş çıkartmış,
huzursuz bacak huzursuz vücutta bulunur.
bence fazla söze gerek yok.

sosyomat gençliği şeytanı görse ne der diye merak etmiş biri,
şeytan gördü yüzümü:)
deyip atasözlerinden devam etmişim ama, orjinalleri daha çok tutmuş bu atasözlerinin hep.

bana bir veda cümlesi söyle demişler,
eşhedu en laa ilahe...:)
demiş, gönülleri fethetmişim, yemyeşil 1 puan. yalnız biri "peki" yazmış, 4 puan almış, yok artık?

kendimce geyik yapmışım,
bazıları, az önce aynaya baktım da ben gerçekten çok güzel ve çok zeki bi kızım diyen bir hanım kızımıza cevabern yazdığım,
heh,aynaya baktım da,kalbim çok temiz valla,bi de altana arter tıkalı galiba,arjantinde havalar soğucakmış,görüorm hep bunları''
yorumumdaki gibi 2 puanlık ve
bazıları, tv ile bilgisayarı aynı odada olanlar, hakkında söylediğim,
uzmanlar belli bi yaştan sora,tv ve bilgisayarın kişisel gelişimlerinin etkilenmemesi için,odalarının ayrılması gerektiğini sölüor..diğer yandan bu,tv ve pc için hiç de kolay diil'' (evet yine farklı bir açı)
gibi 1 puanlık güldürürken,
bazıları da, teoman'ın açtığı, yolda yürürken karo çizgilerine basmamaya çalışarak yürüyen insan tipi başlığına cevaben yazdığım,
bunu yapmadan duramıosa kolay gelsin o insana.
-siz de durmayıverin canım:)
örneğinde olduğu gibi, sadece benim yanak kaslarımı çalıştırmaya yetmiş. evet şimdi okudum, yine gülümsedim.

çok başarısız espri girişimlerim de olmuş,
dürüstçe mousundaki son paste'i bakmadan copy edecek var mı burada demiş yiğidin biri, hodrimeydan!
hehe, ve bişeyi paste yapınca mouse'a mı paste oluo o:)
demişim önce, şüpheli yaklaşmışım. ceren delikanlı kız, sorgulamamış yazmış,
893693 baya olmuşş kopyala demiyelii=)
e ben durur muyum ondan sonra, ceren'in büyük ihtimalle sosyomattan soğumasına sebep olacak o yorumu yapmışım,
humbada,bugün tekerleği buldum sevgili günlük,grkkk
oops,benim de olmuş baya:P
allahım ben bu kadar başarısız bir espri girişimi daha görmedim, humbada ve grkk taş devri efekti veriyor, of başka bir şey diyemeyeceğim, resmen ambalaj hatası.

öte yandan, nacizane tespitlerde bulunmuşum istanbul ve izmir hakkında,
istanbul dişi midir erkek mi? diye sormuşlar,
yok be erkek galiba..
şöle bi düşününce;levent,sultanahmet,beyoğlu felan hep...
hayriye,hürremsultan,hanımkızı diil yani:)
erkektir demişim, biraz da kasmışım, anlasın beni sosyomat gençliği artık, ben de onun gibi puanları götürmek istiyorum demişim.
ayrıca yine istanbul'a,
silütei olan şehir..öle her şehri tanıyamazsın profilden..
atatürk gibi yani,bulut da olsa tanırsınız'
demişim orhan velicesinde değil ama, delicesine.
alsancak çimler demiş biri,
belki iki sokak ötemde beni bekliyor olduklarını bilmenin de rahatlığıyla sitem etmişim,
yola yakın tarafı çamur olur,ya hep mi unutulup basılır oraya..
şu an o çamurun şifalı olduğuna inanıyorum.

muzdarip olduğum şeyler de varmış o sıralar,
aşk acısını en iyi ne dindirir demişler,
bu acıya her düşüşümde şiddetle reddetsem de,bi başkası.. demşim. kaç kez düştüysem o acıya.

insanlara ne düşündüğümü anlatmaya üşenmişim,
ya aslında şöle bişey şimdi...yada boşverin ya...neysezzzz..

bir sosyomat genci sabah suyu yüsüne çarparken suyun bileklerinden dirseklerine akmasıyla çıldıran insan olmuş,
hele bi de üstündeki uzun kolluysa,ve üstüne suyu yüzüne çarpıp ders çalışmaya gidenlerdensen falan,kitaplar ıslanır,bide yazılmaz ıslak sayfalara,kırmızı kalem lekeleri,öykk
demişim hala kırmızı kalem kullanan yancı biri olarak.

artık zamanı geldi, kendi başlığımı açıcam ulan deyip,
yeni tanıştığın insanın adını 5 dakka sora unutmak başlığını açıp sosyomattan medet ummuşum,
çok fena bişey,kötü fena,yardım edin:(
cevaplar tatmin edici,
bu linki vermiş ted1, bunun şifalı otlarla ilgili bir haber olmadığını şu an açıp bakınca anladım yalnız. newtonist ise nickine uygun bir edayla, yeterince değer vermediğinizden olur arkadaşlar.. demiş. alemsiniz çocuklar.

tutarsızlıklar da sergilemişim, sergilememişim değil,
sosyomatta alttaki üye böyle mi öyle mi şöyle mi etiketleri yasaklansın diye greve başlamış biri,
orjinallikten uzak,saçmalığa yakın,max ömrü 5 dk olmasına rağmen,bi ömür kapanmayan etiketler..
diyerek duygularını sömürmüşüm emekçi sosyomat gençlerinin, kapmışım 2 puanı.
ama bu tarz başlıklara yazmaktan da kendimi alamamışım,
alttaki hangi ünlüye benziyor diye sormuşlar, sarkastik bir edayla,
sony handycam flaşı mı o:P
demişim demesine ama, akabinde jet li'ye benzetilmekten kurtulamamışım.
şunu dinleyenler ve alttakinin müzikal tercihine de şunu verenler arasında yer almasam da olmazmış efendim,
herkes juri olmuş memlekette:PP iki dilli dede yorumumdan sonra, interpol dinlediğimi belirtip alttakine puan vermemişim. ama bu, üstümdeki prasticine'nin genç kızlara benim üzerimden, alttaki on üzerinden sekiz sana! daha iyileri olabilirdi.) ofiste klima altında sosyomatta geziyor olmanın verdiği huzurla radiohead - you dinliyorum yorumuyla ulaşmasını hiçbir şekilde engelleyememiş.
.
.
.
.
2007 yazında, sosyomatta sosyopat olduğum açık bir şekilde görülüyor. nerden esti bu, keşke esmeseydi dediğinizi duyar gibiyim. hadi son olarak genel istatistiklerimle bitireyim yazımı.


tirezege
.................................................................................................
0 kişi kendisini tutuyor, 0 arkadaşı var
19.06.1988 doğumlu, 20 yaşında. şu an yaşadığı yer İzmir - Öğrenci olarak çalışıyor. [istanbul'da öğrenci olarak ne yaptığı belli olmuyorla arasındaki 7 farkı bulunuz(hayır, yeditepe değil, dağlar kadar fark var)]
tuttuğu: 1 kişi (tutulduğu da)

insanın sadece bir kişi okusun diye bunca şey yazması garip aslında, belki de garip değil ama güzel. karşıdaki o güzelliği görmek istemediğinde garipleşiyor her şey.

ben 2007 yazında o kadar rahattım ki, okuyup okumadığından emin bile olmadığım biri için sayfalarca yazılar yazardım.moralimi istediğim gibi çarçur etmenin rahatlığını yaşadım o 2007 yazında ben, yazmaya başlamam da bundan olsa gerek. ama öyle çiçek, böcek, laylay rahatlığı değil. zaten o, rahatlık değil..

Hiç yorum yok: