20 Mart 2012 Salı

hop, beyin gitti.



İnsanlardan bahsedicem.

Bugün Safir'in(Sapphire, you know) yanından geçerken gördüğüm, şaşkınlıkla yukarı, gökdelene bakan, "Allah koru bizi yarabbi" diye mırıldanan yaşlı Çeliktepe insanlarından...

Küçükken çenesi düşen insanlardan... Kafalarına, çenelerini alttan kavrayan genellikle mavi renkte bir aparat takan insanlardan. Benim Konya'da çok arkadaşım vardı çenesi düşen. Ama artık hiç görmüyorum. İnsanların çenesi düşmüyor mu artık? Yoksa tek gören de ben miyim bunu? Birden öyle hissettim, okurken "o ne lan, insanın çenesi düşer mi hiç" falan diye düşündüğünüzü hissettim. Aşkolsun lan, ben yalan söyler miyim? Gerçi, alt geçite "battı-çıktı" diyen Konya halkından, belki daha bilimsel bir adı olan bu rahatsızlığa çene düşmesi demelerini beklerim. Suç ne sizde, ne bende.

Sadece kütüphane tuvaletinde karşılaştığım insanlardan... Başka hiçbir yerde görmüyorum ama artık selamlaşıyoruz. Düşün.

Bir ara her pazartesi metrodan çıkıp kampüse girdiğimde  önümde yürürken bulduğum insandan... Her pazartesi aynı kırmızı saç, aynı kısa kot şort, aynı gri çorap, aynı botlar, aynı kilo, aynı kalın bacaklar. Çok gizemli bir durum.

Bronşit olan insanlardan bahsedicem. Benim bu, bronşit olmuşum evet. Dinlenicem, antibiyotik kullanıcam falan. Varsa mucize çayı olan falan, durmasın versin tarifi. Her türlü yardıma açığım. Yok bilmiyorum şifalı çay falan diyorsanız, C++ da olur. Yazılım ödevim var da, ellerinizden öper yani. Noldu? Hani dolanıyordunuz ortada, "Amelie olcam ben, Amelie Amelie" diye? Al sana Amelie. Bu fırsatı kaçırma bence.

Hadi öksürdüm, baybay.




3 yorum:

Adsız dedi ki...

üşenmezsen eğer; http://cafefernando.com/turkce/oksuruk-cayi/

Pınar.

tirezege dedi ki...

cafefernando'da bir rokforlu et bonfile tarifi var ki, öğrenci evi yemeği tanımını değişirdi buralarda, üşenmezsen ben de onu tavsiye ederim :D

çay içinse, valla zencefil, kakule falan ancak tarif yapraklarından tanıdığım bitkiler benim, o yüzden hemen alıp kaynatamayabilirim, çekinirim yani. zencefilli kurabiye, zencefilli kek, kakuleli kahve falan sanki hayatımızın çok içinde gibi geliyor di mi kulağa, ama yo dostum yo, öyle değil, hep oktay ustaların, refikanın mutfaklarının marifeti bunlar.

dökerim içimi. öhe ehö. öksürdüm.

güle.

Adsız dedi ki...

yalnız Refika'ydı, Cenk'ti, Oktay'dı hepsini biliyorsun. Çok etkilendim :)

Rokforu alıp bonfile yapıyorsan bence kakuleye de yenileceksin...

öksürüğün umarım geçmiştir.

p.