bu yağan kar değil ki,
strofor.
babasının karda izini çıkarttığı çocuk da ben değilim zaten...
30 Aralık 2008 Salı
29 Aralık 2008 Pazartesi
yürüyen merdivene...
biri çıkan, biri inen iki yürüyen merdivendeki iki insan kadar ayrı dünyalara ait iki insan yoktur bence bu dünyada(zaten bir dünyada, ayrı dünyalara ait iki insanın olması imkansız, demeyim çizerim,bal gibi oluyor). bu yüzden ben ben olayım, iniyorsam çıkan, çıkıyorsam inen merdivene bakmayayım. tut ki beğendim birisini, ayrılığın en acısı, en klişesiyle karşı karşıya kalırım hiç yoktan taksime giderken kendi halimde. "ayrı dünyaların insanlarıyız.", üstelik daha kavuşamamıştık bile.
ben artık stop düğmesine basıp o merdiveni durdurmayacaksam, o inen merdiveni koşarak çıkmayacaksam, eka mı neresiyse artık, oralara gitmiyceksem, o insanlara da bakmıycam... sonra, merdivenle uyumu müthişti, bir yürüyen merdivenden ancak böyle çıkılabilirdi, ben çıksam nasıl çıkarım acaba, çıksaydın işte... düşünceleriyle dolu metro yolculukları yapıyorum, hoş değil.
bence yürüyen merdiveni sevdicekle yaşamak dünyanın en güzel şeyi(evet yaşamak diyorum artık çünkü bu durum inmeyi çıkmayı çoktan geçti). benden bir basamak yukarda, dünyam olduğundan, o anda dünyama sarıldığımdan, kendi dünyama kapılıp gittiğimden habersiz, belki de haberli sevdicek... bunlar olaola gidicek, o merdiven biticek, sonunda şişliye gidicek, oysa bunun yanında şişli ne ki...
yürüyen merdivende yukarı bakarsan başın döner düşersin. düşmesen de sendelersin, zaten yürüyen merdivende neden yukarı bakarsın a çocuk, afm taksim tavanı kadar parlak bile değil...
yürüyen merdivende sol kulvardan kaptırmış gidiyorsam, acelem varsa... sağ tarafta durmayın arkadaşım dertsiz tasasız, sizin kadar kıskandığım bir insanoğlu daha olmuyor o an benim için. ben nefes nefese yürüyen zımbırtının o normalden büyük basamaklarını çıkmaya çalışırken, gazetenizi okuyup, kahvenizi yudumlamayın(oha).
ben hala fotoğraflara bakıyorum ya, hala naptığını merak ediyorum, başkalarıyla olduğunu düşünüp üzülüyorum... en kötüsü de en güzeli, ben hala bizi düşünüyorum, bizi hatırlayıp seviniyorum.
gereksiz not: bu yazının geerçeklerle hiç bir alakası yoktur*, yürüyen merdivende tavana bakarsanız düşmezsiniz ve çiftlerin %87,5'i yürüyen merdivende tanışmıştır.
*gerçeklerle de yoktur.
ben artık stop düğmesine basıp o merdiveni durdurmayacaksam, o inen merdiveni koşarak çıkmayacaksam, eka mı neresiyse artık, oralara gitmiyceksem, o insanlara da bakmıycam... sonra, merdivenle uyumu müthişti, bir yürüyen merdivenden ancak böyle çıkılabilirdi, ben çıksam nasıl çıkarım acaba, çıksaydın işte... düşünceleriyle dolu metro yolculukları yapıyorum, hoş değil.
bence yürüyen merdiveni sevdicekle yaşamak dünyanın en güzel şeyi(evet yaşamak diyorum artık çünkü bu durum inmeyi çıkmayı çoktan geçti). benden bir basamak yukarda, dünyam olduğundan, o anda dünyama sarıldığımdan, kendi dünyama kapılıp gittiğimden habersiz, belki de haberli sevdicek... bunlar olaola gidicek, o merdiven biticek, sonunda şişliye gidicek, oysa bunun yanında şişli ne ki...
yürüyen merdivende yukarı bakarsan başın döner düşersin. düşmesen de sendelersin, zaten yürüyen merdivende neden yukarı bakarsın a çocuk, afm taksim tavanı kadar parlak bile değil...
yürüyen merdivende sol kulvardan kaptırmış gidiyorsam, acelem varsa... sağ tarafta durmayın arkadaşım dertsiz tasasız, sizin kadar kıskandığım bir insanoğlu daha olmuyor o an benim için. ben nefes nefese yürüyen zımbırtının o normalden büyük basamaklarını çıkmaya çalışırken, gazetenizi okuyup, kahvenizi yudumlamayın(oha).
ben hala fotoğraflara bakıyorum ya, hala naptığını merak ediyorum, başkalarıyla olduğunu düşünüp üzülüyorum... en kötüsü de en güzeli, ben hala bizi düşünüyorum, bizi hatırlayıp seviniyorum.
gereksiz not: bu yazının geerçeklerle hiç bir alakası yoktur*, yürüyen merdivende tavana bakarsanız düşmezsiniz ve çiftlerin %87,5'i yürüyen merdivende tanışmıştır.
*gerçeklerle de yoktur.
KAÇYAPTIK?
04:17
BİŞEYDEĞİLCANIMÖYLE
yürüme dur,
yürümerdivenyürü,
yürüsün yürüsüüün,
yürüyen merdiven
27 Kasım 2008 Perşembe
üzgünüm bugün üz günümüz,bu da üzgünümüz.
üzgünümüzgünümüzgünümüzgünümüzgünümüzgünüm
dahaçoküzüldümdahaçoküzülürüm
aldığım pearl jam tshirt'ünü tıkıldığı çantamdan çıkarmamışım bile daha,rolling stone hala torbasında,evet bariz üzgünüm.
dahaçoküzüldümdahaçoküzülürüm
aldığım pearl jam tshirt'ünü tıkıldığı çantamdan çıkarmamışım bile daha,rolling stone hala torbasında,evet bariz üzgünüm.
KAÇYAPTIK?
00:56
BİŞEYDEĞİLCANIMÖYLE
oyun da gibi,
üzgün de gibi,
üzgün gibi
23 Kasım 2008 Pazar
stardust...
"my heart,it feels like my chain can barely contain it.like it doesn't belong to me anymore.it belongs to you.and if you wanted it,i'd wish for nothing in exchange.no gifts,no goods,no demonstrations of devotion.nothing but knowing you love me,too.just your heart in exchange for mine."
pick a star from the sky and cover yourself with it,like a blanket.then i can see you at least at nights,when i look at the sky.i like your shining in my life,as star at nights,and sun daytimes...
pick a star from the sky and cover yourself with it,like a blanket.then i can see you at least at nights,when i look at the sky.i like your shining in my life,as star at nights,and sun daytimes...
10 Kasım 2008 Pazartesi
paris je t'aime
faubourg saint denis..
"listen. listen. there are times when life calls out for a change. a transition. like the seasons. our spring was wonderful, but summer is over now and we missed out on autumn. and now all of a sudden, it's cold, so cold that everything is freezing over. our love fell asleep, and the snow took it by surprise. but if you fall asleep in the snow, you don't feel death coming. take care"
we could make a snowman..a snowman..
"listen. listen. there are times when life calls out for a change. a transition. like the seasons. our spring was wonderful, but summer is over now and we missed out on autumn. and now all of a sudden, it's cold, so cold that everything is freezing over. our love fell asleep, and the snow took it by surprise. but if you fall asleep in the snow, you don't feel death coming. take care"
we could make a snowman..a snowman..
and you've gone.
..and you've gone.i've got a new habit since then.
you think you didn't leave me anything from you before you'd gone,actually you left you to me,whom i've been missing since then.
..and you've gone.i've got a new habit since then.
you think you didn't leave me anything from you before you'd gone,actually you left you to me,whom i've been missing since then.
..and you've gone.i've got a new habit since then.
2 Kasım 2008 Pazar
2 kasım 2008,o öyle dese de demese de..uyku demişken iki.
uyanmak zorunda olduğum bir cuma sabahı oldu bunlar.uyanmak zorundaydım çünkü vizelerle dolu bir güne merhaba dememek kabalık olurdu..
önceki geceden saatler kurulmuş,hazırlıklar yapılmıştı.uyku kısmını geçiyorum,bildiğin uyku işte,sonunda sabah oluyor..sabah oldu,saatim gerçekçi olmayan bir saate kurulmuş olmanın verdiği rahatsızlıkla uyandırmaya çalıştı beni.başardı da'kendince beni uyandırdığını düşünmesi kadar doğal birşey yok,cıkcıklamayınsaatimeçizerimallağma*.
oysaki ben uyanıklık ve uyku arasında,uykudaki uyanıklık evresindeydim o sırada.çalan alarmı durdurdum,rüyamda bir zürafaya binmenin verdiği rahatlıkla uykuma devam ettim.evet gerçekten tam da böyle düşündüm,"zürafaya biniyorum oğlum ben tabi uyurum" dedim o an.uykum beni bu sefer de bir zürafayla kandırmayı başarmıştı derdim eğer o aslan aniden belirmeseydi rüyamda.aslana doğru yaklaşırken zürafamla,aslanlar zürafa yer mi diye düşünüyordum.az sonra anlayacaktım,bir gürültü patırtı koptu,hapur hupur yedi zürafamı aslan bacaklarından başlayarak,ben de düştüm zürafamın üstünden ağlayarak..sonra birden çok sessizleşti ortam,öyle sessizleşti ki neden bu kadar sessiz diye düşündüm..sonra,tabi sessiz olacak,uyuyorum ben..uyuyorum,uyuyorum..alelehalalahey uyuyorum lan,uyan! kalk! kalk! şeklinde bir uyanma anı yaşadım.iyi ki de yaşamışım,uyandım,vizelerime girdim falan filan.bu da böyle bir anımdır:D
bazen bir yerde durmalı bazen,hayat bu kadar da akıcı olmamalı bence..**
*bir çırpıda çıkan söz öbeki
**bu aralar çok düşünülen söz öbekinden fazlası
önceki geceden saatler kurulmuş,hazırlıklar yapılmıştı.uyku kısmını geçiyorum,bildiğin uyku işte,sonunda sabah oluyor..sabah oldu,saatim gerçekçi olmayan bir saate kurulmuş olmanın verdiği rahatsızlıkla uyandırmaya çalıştı beni.başardı da'kendince beni uyandırdığını düşünmesi kadar doğal birşey yok,cıkcıklamayınsaatimeçizerimallağma*.
oysaki ben uyanıklık ve uyku arasında,uykudaki uyanıklık evresindeydim o sırada.çalan alarmı durdurdum,rüyamda bir zürafaya binmenin verdiği rahatlıkla uykuma devam ettim.evet gerçekten tam da böyle düşündüm,"zürafaya biniyorum oğlum ben tabi uyurum" dedim o an.uykum beni bu sefer de bir zürafayla kandırmayı başarmıştı derdim eğer o aslan aniden belirmeseydi rüyamda.aslana doğru yaklaşırken zürafamla,aslanlar zürafa yer mi diye düşünüyordum.az sonra anlayacaktım,bir gürültü patırtı koptu,hapur hupur yedi zürafamı aslan bacaklarından başlayarak,ben de düştüm zürafamın üstünden ağlayarak..sonra birden çok sessizleşti ortam,öyle sessizleşti ki neden bu kadar sessiz diye düşündüm..sonra,tabi sessiz olacak,uyuyorum ben..uyuyorum,uyuyorum..alelehalalahey uyuyorum lan,uyan! kalk! kalk! şeklinde bir uyanma anı yaşadım.iyi ki de yaşamışım,uyandım,vizelerime girdim falan filan.bu da böyle bir anımdır:D
bazen bir yerde durmalı bazen,hayat bu kadar da akıcı olmamalı bence..**
*bir çırpıda çıkan söz öbeki
**bu aralar çok düşünülen söz öbekinden fazlası
5 mayıs 2008,o öyle demese de..partizani!
yabidabiday
yahohohohoy
i wanna be A disco boy!
uzun zaman oldu ve yazmıyorum,çok şey oldu o uzun zamanda,aklım doldu,bu sefer biraz çorba olacak(knorr(evet biraz da endüstriyelleşen dünyanın kölesi oldum,araya reklamlar serpiştiricem,sponsorluklarım gereği))bu yazı..bu taksim-4.levent-maslak hattını kullanan tek itü'lü ben miyim allasiz*.hep mi yalnız inilir bir durakta,şaşkınım..ayrıca eskiden ne kalabalıktı o yerler,türksel 7/24 kontör yükleme şeylerinin,ülker,pepsi dolaplarının bile önünde sıra olurdu(evet,reklam(evet yine)).güzergah değil düzergahtı mübarek,n'oldu ona,istanbul mu azaldı,yoksa ben mi arttım zamanla..ayrıca son bindiğim dolmuş harika(nefis) bir müşteri profili yakalamış,bozmadan devam etmesini temenni ediorm..
ben kırkağaca gittim geçen zamanda,kafemiz var bizim:)kırkağaçta adımlarım büyüyor beni biyerden bir yere kolayca götürebilecek kadar,küçücük bir yer kırkağaç,kırkağaç değil,tekfidan,öyle diyeyim size ben.
son bir kaç sözüm,ayrık matematik için..nasıl bir ders o öyle,resmen bir sonraki slaytı merak ediyorum derste,ama iyi bir prodüksiyona ihtiyacı var,bazen kaçırıyor ayarı..
bu tam uzun zaman sora yazılan ilk yazı oldu,en azından benim için..uyumalıyım bence,yaşadığının farkına varmıyorum uyurken..ve yarına taşındığımda yorgan döşek,bugün bana çok farklı görünecek..
ps1:parantezler ve uzunlukları konusunda özür diler,konudan kopmamanızı dilerim(mesela orda "olacak"tan sonra "bu yazı"geliyor(bu ara parantezler ve kullanımları konusunda aktif(üretken)bir süreçteyim,o yüzden))ps2:converse,burger king,migros.(yazamamışım bunları yazıda(sponsorlar işte(evet converse de)),ama iyilerdir,tanıtıyorum falan işte,hadi alalım,yiyelim,gidelim(oldu mu hocam bu,şimdi yazının bütünlüğünü bozmayayım,nereden giriyim yemek,kıyafet,alışveriş mevzuuna,bu yazılık böyle olsun,bir sorakine düşüncem ben onu he mi,oldu bu oldu))
*allasen
allaben
allasiz
allabiz
yahohohohoy
i wanna be A disco boy!
uzun zaman oldu ve yazmıyorum,çok şey oldu o uzun zamanda,aklım doldu,bu sefer biraz çorba olacak(knorr(evet biraz da endüstriyelleşen dünyanın kölesi oldum,araya reklamlar serpiştiricem,sponsorluklarım gereği))bu yazı..bu taksim-4.levent-maslak hattını kullanan tek itü'lü ben miyim allasiz*.hep mi yalnız inilir bir durakta,şaşkınım..ayrıca eskiden ne kalabalıktı o yerler,türksel 7/24 kontör yükleme şeylerinin,ülker,pepsi dolaplarının bile önünde sıra olurdu(evet,reklam(evet yine)).güzergah değil düzergahtı mübarek,n'oldu ona,istanbul mu azaldı,yoksa ben mi arttım zamanla..ayrıca son bindiğim dolmuş harika(nefis) bir müşteri profili yakalamış,bozmadan devam etmesini temenni ediorm..
ben kırkağaca gittim geçen zamanda,kafemiz var bizim:)kırkağaçta adımlarım büyüyor beni biyerden bir yere kolayca götürebilecek kadar,küçücük bir yer kırkağaç,kırkağaç değil,tekfidan,öyle diyeyim size ben.
son bir kaç sözüm,ayrık matematik için..nasıl bir ders o öyle,resmen bir sonraki slaytı merak ediyorum derste,ama iyi bir prodüksiyona ihtiyacı var,bazen kaçırıyor ayarı..
bu tam uzun zaman sora yazılan ilk yazı oldu,en azından benim için..uyumalıyım bence,yaşadığının farkına varmıyorum uyurken..ve yarına taşındığımda yorgan döşek,bugün bana çok farklı görünecek..
ps1:parantezler ve uzunlukları konusunda özür diler,konudan kopmamanızı dilerim(mesela orda "olacak"tan sonra "bu yazı"geliyor(bu ara parantezler ve kullanımları konusunda aktif(üretken)bir süreçteyim,o yüzden))ps2:converse,burger king,migros.(yazamamışım bunları yazıda(sponsorlar işte(evet converse de)),ama iyilerdir,tanıtıyorum falan işte,hadi alalım,yiyelim,gidelim(oldu mu hocam bu,şimdi yazının bütünlüğünü bozmayayım,nereden giriyim yemek,kıyafet,alışveriş mevzuuna,bu yazılık böyle olsun,bir sorakine düşüncem ben onu he mi,oldu bu oldu))
*allasen
allaben
allasiz
allabiz
7 kasım 2007,o öyle demese de..bugün istanbul ıslak.
herşey öyle karışıktı ki artık,öyle düğümdü ki..ve boğazına yapışıktı herşey.."aldırcam boğazımdan başlayarak heryerimi.." dedi..o atmıyordu anam düğümleri..o,denek,fare,kobay ne boksa işte ondandı..bakalım böyle bir trajedi yaratayım n'olacak'ın başrol oyuncusu olmuştu o artık,ha fena da kazanmıyordu,extra tuzlu gözyaşları,kabarık bir yürek,parlak gözler,yatacak yer de veriyorlar,hem de boğaz manzaralı..süper yani'
-noluyor?!**
"bi kız oluyo,bi oğlan ölüyo nolcak.." dedi..trajedilerde sürünmek lan,evet alışmalıydı buna..onun hayat tarzı bu olsundu,senaryoyu anlamıştı ve sanırı* buna alışmalıydı artık..(siz onla uğraşmayın bence,iyisi mi ben beyle görüşsün o..)
bazen playlist hazırlamak için kavga eden grupları anlayamıyorum diye düşündü,sonra hemen başka bir şey düşündü bi diğeri,onları da dinleyenler var,bir seni dinlemiyor insanlar..birden kendine geldi o'muz,evet yine bencil bir pislik olmuştu,özür diledi müzik camiasından,özrünün göstergesi olarak da kırdı gitarını..indi sahneden oysa daha çıkmamıştı ki..roman gibi olmuştu,ama o mutlu,pembeli insan olanlardan değil,bildiğin roman,yazı falan..neydi bu melankoli böyle..bu yılın ilk stüdyosunu yapmalıydı,girip stüdyoya saatlerce ağlamalıydı çünkü filminin bir soundtracke ihtiyacı vardı..senaryosu belliydi ya zaten,hatırladınız mı,trajedi olan..ikilemeliydi o artık güzeller,ve ikiledi..
-senin kız noldu?
"al bu oldu işte,beğenemedin mi,anlatıp duruyoruz işte.." diye cevap verdi..böyle 10 dakka sora gelen tepkiler ürkütüyordu onu,sinirlendiriyordu,zaten gitarını kırmıştı,bir de bilgisayarını kırmasındı..
-ne istiosun bizden,niye yapıyorsun bunu?
o kendisine yapıyordu bunları,siz sadece şahit oluyordunuz,sizi şahit seçmişti bu cinayet duruşmasında,ne bok yiyeceğinizi bilemediniz,bir tarafta mafya tehditleri,görmedin!bilmiyorsun!..bir tarafta insanlık falan..sizin işiniz de zordu lan,zordu evet..
bir algı problemi vardı evet,alamıyordu,vermiyorlardı bi türlü ona..yalnız değildi,kocaman arkadaşları vardı,bir tane arkadaşlıkla sınırlanan kocaman bir insanı bile vardı ayrıca..sen beni pek anlamıyorsun..***içini çürütüyordu bu kelimeler,bu cümleler,sadece "gittim,geldim" yazmamı istiyordu oysa benden,ama herşey çok karmaşık oluyordu,özellikle de o varsa işin içinde,o gidip gelene kadar çok şey oluyordu,çok şey yazıyordum ben de..
-kim peki o kimm?
şu an tanımıyorum ben de,yazmadan önce bendi,yazarken daha bir ben oldu belki,belki de benlikten çıktı,kabullenemedim,ondan o yaptım,sonuçta bir yazı sadece..biraz ben,biraz siz,biraz o..
*sanırım(ben)
sanırın(sen)
sanırı(ben,pardon o)
**bunları, - ,sizin olası sorularınız olarak düşündüm
***vops,bunu size demedim ben,hikayeyle de bir alakası yok,öyle bu sayfa açıktı önümde,yazmışım,özür dilerim,kendime demiştim,şimdi silmek de olmaz,hafızam yanlış algılayabilir bu durumu,silmek falan noluyoruz diyebilir..
-noluyor?!**
"bi kız oluyo,bi oğlan ölüyo nolcak.." dedi..trajedilerde sürünmek lan,evet alışmalıydı buna..onun hayat tarzı bu olsundu,senaryoyu anlamıştı ve sanırı* buna alışmalıydı artık..(siz onla uğraşmayın bence,iyisi mi ben beyle görüşsün o..)
bazen playlist hazırlamak için kavga eden grupları anlayamıyorum diye düşündü,sonra hemen başka bir şey düşündü bi diğeri,onları da dinleyenler var,bir seni dinlemiyor insanlar..birden kendine geldi o'muz,evet yine bencil bir pislik olmuştu,özür diledi müzik camiasından,özrünün göstergesi olarak da kırdı gitarını..indi sahneden oysa daha çıkmamıştı ki..roman gibi olmuştu,ama o mutlu,pembeli insan olanlardan değil,bildiğin roman,yazı falan..neydi bu melankoli böyle..bu yılın ilk stüdyosunu yapmalıydı,girip stüdyoya saatlerce ağlamalıydı çünkü filminin bir soundtracke ihtiyacı vardı..senaryosu belliydi ya zaten,hatırladınız mı,trajedi olan..ikilemeliydi o artık güzeller,ve ikiledi..
-senin kız noldu?
"al bu oldu işte,beğenemedin mi,anlatıp duruyoruz işte.." diye cevap verdi..böyle 10 dakka sora gelen tepkiler ürkütüyordu onu,sinirlendiriyordu,zaten gitarını kırmıştı,bir de bilgisayarını kırmasındı..
-ne istiosun bizden,niye yapıyorsun bunu?
o kendisine yapıyordu bunları,siz sadece şahit oluyordunuz,sizi şahit seçmişti bu cinayet duruşmasında,ne bok yiyeceğinizi bilemediniz,bir tarafta mafya tehditleri,görmedin!bilmiyorsun!..bir tarafta insanlık falan..sizin işiniz de zordu lan,zordu evet..
bir algı problemi vardı evet,alamıyordu,vermiyorlardı bi türlü ona..yalnız değildi,kocaman arkadaşları vardı,bir tane arkadaşlıkla sınırlanan kocaman bir insanı bile vardı ayrıca..sen beni pek anlamıyorsun..***içini çürütüyordu bu kelimeler,bu cümleler,sadece "gittim,geldim" yazmamı istiyordu oysa benden,ama herşey çok karmaşık oluyordu,özellikle de o varsa işin içinde,o gidip gelene kadar çok şey oluyordu,çok şey yazıyordum ben de..
-kim peki o kimm?
şu an tanımıyorum ben de,yazmadan önce bendi,yazarken daha bir ben oldu belki,belki de benlikten çıktı,kabullenemedim,ondan o yaptım,sonuçta bir yazı sadece..biraz ben,biraz siz,biraz o..
*sanırım(ben)
sanırın(sen)
sanırı(ben,pardon o)
**bunları, - ,sizin olası sorularınız olarak düşündüm
***vops,bunu size demedim ben,hikayeyle de bir alakası yok,öyle bu sayfa açıktı önümde,yazmışım,özür dilerim,kendime demiştim,şimdi silmek de olmaz,hafızam yanlış algılayabilir bu durumu,silmek falan noluyoruz diyebilir..
4 kasım 2007,o öyle demese de..ben aslında.
ben aslında ne sölüyorum..ben aslında napıyorum ya..
söylediklerim...söylediklerim insanların kölesi,söylediklerim avcısı insanlar,ızgarası iyi olan söylediklerimi,haşlamakta ısrar eden insanlar,haşlamayıp çiğ yiyen insanlar..ne duymak istiyorsalar* onu söylemişim meğer ben oluyor,ne söylesem de,söylediklerim onların anladıkları** klişesi..(kadar yok,çünkü anladıklarından fazlasını söylemedim hiç bir zaman,denemedim bile,denesem de beceremem,aşamam ben insanları,çözemem ve tüketemem) özellikle de anlattığımı anlamak değil,anladıklarını anlamak istiyorsalar..
bir insan akıyormuş bir vadide,beyaz köpüklerinde söyledikleri,gezdikleri,sevdikleri..vadi yamaçlarında insanlar dikiliymiş,bazılarının yaprakları uzanıyormuş vadide akana,bazılarına akan sıçrıyormuş,bazılarıysa göğe uzanıyormuş belki..ve rüzgarlar,dalgalar yapıştırıyormuş akıntıya,küçük halkalar yapıştırıyormuş..bilmem böyle bir şeyler oluyormuş ya..bir kartpostal işte,kimden gelmiş?..ben..
*bu -salar bence daha güzel -larsa dan:)
**kadarın olmadığı yer
***yazıya konsepti bozacak diye koyamadığım istek:sevdiklerim,bana atkı hediye edin,böylece bana sarılıyormuşsunuz gibi hissediyim her atkıda:)
söylediklerim...söylediklerim insanların kölesi,söylediklerim avcısı insanlar,ızgarası iyi olan söylediklerimi,haşlamakta ısrar eden insanlar,haşlamayıp çiğ yiyen insanlar..ne duymak istiyorsalar* onu söylemişim meğer ben oluyor,ne söylesem de,söylediklerim onların anladıkları** klişesi..(kadar yok,çünkü anladıklarından fazlasını söylemedim hiç bir zaman,denemedim bile,denesem de beceremem,aşamam ben insanları,çözemem ve tüketemem) özellikle de anlattığımı anlamak değil,anladıklarını anlamak istiyorsalar..
bir insan akıyormuş bir vadide,beyaz köpüklerinde söyledikleri,gezdikleri,sevdikleri..vadi yamaçlarında insanlar dikiliymiş,bazılarının yaprakları uzanıyormuş vadide akana,bazılarına akan sıçrıyormuş,bazılarıysa göğe uzanıyormuş belki..ve rüzgarlar,dalgalar yapıştırıyormuş akıntıya,küçük halkalar yapıştırıyormuş..bilmem böyle bir şeyler oluyormuş ya..bir kartpostal işte,kimden gelmiş?..ben..
*bu -salar bence daha güzel -larsa dan:)
**kadarın olmadığı yer
***yazıya konsepti bozacak diye koyamadığım istek:sevdiklerim,bana atkı hediye edin,böylece bana sarılıyormuşsunuz gibi hissediyim her atkıda:)
3 kasım 2007,o öyle demese de..uyku demişken.
öyle sinsi,öyle düzenbaz,öyle kurnaz bir uykum var ki,ben bile inanamıyorum..
erken kalkıp bir telefon açmam mı gerekiyor,uykum beni rüyalarla kandırıyor,kalkıyorum arıyorum,konuşuyorum,ve tekrar yatıp uyuma kısmına geliyorum..işte burda açık veriyor uykumun kusursuz planları,nasıl oluyor bilmiyorum ama,"la ben zaten uyuyorum,nasıl bir daha yatıp uyurum" şekli bir düşünceyle,çakozluyor durumu,uyandırıyor beni zihnim:)
ama bazen de iş abarıyor,günler geçirdiğim oluyor uykuda,tarihler değiştirdiğim,yaşlanıp öldüğüm,ölemeyip süründüğüm..evet pek anlaşamayız uykumla'bazen de pek anlaşırız..bilmem,böle işte..
erken kalkıp bir telefon açmam mı gerekiyor,uykum beni rüyalarla kandırıyor,kalkıyorum arıyorum,konuşuyorum,ve tekrar yatıp uyuma kısmına geliyorum..işte burda açık veriyor uykumun kusursuz planları,nasıl oluyor bilmiyorum ama,"la ben zaten uyuyorum,nasıl bir daha yatıp uyurum" şekli bir düşünceyle,çakozluyor durumu,uyandırıyor beni zihnim:)
ama bazen de iş abarıyor,günler geçirdiğim oluyor uykuda,tarihler değiştirdiğim,yaşlanıp öldüğüm,ölemeyip süründüğüm..evet pek anlaşamayız uykumla'bazen de pek anlaşırız..bilmem,böle işte..
3 kasım 2007,o öyle demese de..yaşamın kıyısında.
günlerden cumaydı,ama ben cuma-cumartesi karışık hissediodum..
evet ya..evet garip bir şey,biz yeni yetmeler, "aa taksim,işte istinye park,holley" diye ortalıklarda dolaşıp duruyoruz,ve siz istanbullular istanbulu bizle paylaşmak zorunda kalıyorsunuz..her gün bir ton yeni insan,kafayı yemeniz lazım:)
bugün 5(beş) kez sendeledim,hiç birinde düşmedim,düşsem kurtulucam bu yoklamalardan,biliyorum,ama bir türlü düşemiyorum yau,sendele düşeme,ayağın kaysın düşeme nereye kadar'üstelik bir de baskı yarattı ki üstümde,ilk düşüşümde ölücem gibi gelio artık,düşemeyişlerin intikamı:)
bugün bir ağaç gördüm,"aa,yürüyo la!?!" dedim..asıl yürüyenin ben olduğunu tamamıyla unutmuşum:)
saat dörtyüzyirmidört,günlerden cuma ve ötesi..bence gecenin kaynama noktasındayım,cuma bütün uçuculuğuyla buharlaşıyor,şişede kalansa ertesi,onu da yarın içicem:)
şimdi bir uykuya atlıycam;
-hey,uyku!
-vıyykkk(acı firen),nereye abi?
-öndeki saatleri takip et!.................camdan bakıyorum,rüyalaar müyalaar..
evet ya..evet garip bir şey,biz yeni yetmeler, "aa taksim,işte istinye park,holley" diye ortalıklarda dolaşıp duruyoruz,ve siz istanbullular istanbulu bizle paylaşmak zorunda kalıyorsunuz..her gün bir ton yeni insan,kafayı yemeniz lazım:)
bugün 5(beş) kez sendeledim,hiç birinde düşmedim,düşsem kurtulucam bu yoklamalardan,biliyorum,ama bir türlü düşemiyorum yau,sendele düşeme,ayağın kaysın düşeme nereye kadar'üstelik bir de baskı yarattı ki üstümde,ilk düşüşümde ölücem gibi gelio artık,düşemeyişlerin intikamı:)
bugün bir ağaç gördüm,"aa,yürüyo la!?!" dedim..asıl yürüyenin ben olduğunu tamamıyla unutmuşum:)
saat dörtyüzyirmidört,günlerden cuma ve ötesi..bence gecenin kaynama noktasındayım,cuma bütün uçuculuğuyla buharlaşıyor,şişede kalansa ertesi,onu da yarın içicem:)
şimdi bir uykuya atlıycam;
-hey,uyku!
-vıyykkk(acı firen),nereye abi?
-öndeki saatleri takip et!.................camdan bakıyorum,rüyalaar müyalaar..
KAÇYAPTIK?
14:47
BİŞEYDEĞİLCANIMÖYLE
cuma,
cumartesi,
evet bir arada
29 ekim 2007,o öyle demese de..çileden çıkmış doğrular.
Doğrular tentürdiyot gibidir,acıtır ama faydalı..herşeyi selin başlattı..
Ben de çileden çıkardım'
Doğrular amcam gibidir,yani yoktur,amcam yok benim..
Doğrular ebem gibidir,doğduğumda hayal meyal görmüşüm,bir daha da görmedim..
Doğrular Mark gibidir,Deutsche Mark,yürürlükten kalktılar,oysa fena değillerdi hani..
Doğrular bok gibidir,ama kokmaz,bulaşmazlar..
Doğrular o gibidir,hiç anlayamam..
Doğrular ders gibidir,hiç hiç anlayamam..
Doğrular bir kez gördüğüm bir balık gibidir denizde,bul desen de bulamam..
Doğrular mal gibidir,yanlıştan anlamayan..
Doğrular sal gibidir,Titanik insanların yanında..
Doğrular yar gibidir,ama sevemedim..
Doğrular kar gibidir,ama beyaz diil..
Doğrular nar gibidir,içini açtım bin tane..
Doğrular Türkiyedeki Bor gibidir,var ama kullanamazsın..
Doğrular gel de bana sor gibidir,çaresiz susarsın..
Doğrular çok eski bir şarkı eskilerden,hatırlayamazsın..
Doğrular çok eski bir şarkı eskilerden,hatırlasan da o sadece nakaratıdır..
Doğrular onun kalbi gibidir,bende diil..
Doğrular var gibidir,vardır heralde..
Ben de çileden çıkardım'
Doğrular amcam gibidir,yani yoktur,amcam yok benim..
Doğrular ebem gibidir,doğduğumda hayal meyal görmüşüm,bir daha da görmedim..
Doğrular Mark gibidir,Deutsche Mark,yürürlükten kalktılar,oysa fena değillerdi hani..
Doğrular bok gibidir,ama kokmaz,bulaşmazlar..
Doğrular o gibidir,hiç anlayamam..
Doğrular ders gibidir,hiç hiç anlayamam..
Doğrular bir kez gördüğüm bir balık gibidir denizde,bul desen de bulamam..
Doğrular mal gibidir,yanlıştan anlamayan..
Doğrular sal gibidir,Titanik insanların yanında..
Doğrular yar gibidir,ama sevemedim..
Doğrular kar gibidir,ama beyaz diil..
Doğrular nar gibidir,içini açtım bin tane..
Doğrular Türkiyedeki Bor gibidir,var ama kullanamazsın..
Doğrular gel de bana sor gibidir,çaresiz susarsın..
Doğrular çok eski bir şarkı eskilerden,hatırlayamazsın..
Doğrular çok eski bir şarkı eskilerden,hatırlasan da o sadece nakaratıdır..
Doğrular onun kalbi gibidir,bende diil..
Doğrular var gibidir,vardır heralde..
24 ekim 2007,o öyle demese de..sümüklü böcek.
berbat bi gündü..
var mıydım,yok muydum,belli değildi..hayır belliydi,vardım basbaya,ama herkes de vardı işte..benim için kimsenin olmadığı,gözümün kimseyi görmediği,ama kalabalığın içinde kaybolduğum zamanlar..yok oluyorum öyle zamanlarda ben,öyle yok oluyorum ki,yopyok oluyorum,şaşırıyorum ya,sinirimi bozuyorum,gidiyim gözüm görmesin beni diyorum..off,kalabalığın içinde kaybolmak istiyorum..ama böyle değilll..peki nasıl, da değil..
bugün öyle kalabalıktı ki kafası,oturacak yer bulamadım kendime..çok yoruldum ayakta ve bir oraya bir buraya sallandım durdum'saçma oldum ben bugün..hala da saçmayım,tek isteğim bugünün bitmesi..laf yuvarlak,hayat uzun,önümüzdeki günlere bakıyoruz..
var mıydım,yok muydum,belli değildi..hayır belliydi,vardım basbaya,ama herkes de vardı işte..benim için kimsenin olmadığı,gözümün kimseyi görmediği,ama kalabalığın içinde kaybolduğum zamanlar..yok oluyorum öyle zamanlarda ben,öyle yok oluyorum ki,yopyok oluyorum,şaşırıyorum ya,sinirimi bozuyorum,gidiyim gözüm görmesin beni diyorum..off,kalabalığın içinde kaybolmak istiyorum..ama böyle değilll..peki nasıl, da değil..
bugün öyle kalabalıktı ki kafası,oturacak yer bulamadım kendime..çok yoruldum ayakta ve bir oraya bir buraya sallandım durdum'saçma oldum ben bugün..hala da saçmayım,tek isteğim bugünün bitmesi..laf yuvarlak,hayat uzun,önümüzdeki günlere bakıyoruz..
23 ekim 2007,o öyle demese de..henüz hazırlık okumamış bir gencin song2'su,kısa bir süre için.
Song 2-Blur
vuhuuu,vuhuuu,vuhuuu,vuhuuu
akabahetçek
bayovçenbovçek
itvasınteysiy(tamam yau,anladım burayı:)
denotıneğels..noğuvv
vuhuuu,velafilefimerov,vuhuuu,enaymkizemarimov,vuhuuu,velaylayanameyzi
aldıtaymaynevırşovaynidyu(burayı da anladık)
insaniiçaa
akabahetdavn
venayvasyank(e baya anlıyorum yahu atlasamıydık hazırlığı)
it's not my problem(güvenim geldi)
vuuuuuhuu....(nakarat)
yeyağ..yeyağ...yeyağ...oğğye..
vuhuuu,vuhuuu,vuhuuu,vuhuuu
akabahetçek
bayovçenbovçek
itvasınteysiy(tamam yau,anladım burayı:)
denotıneğels..noğuvv
vuhuuu,velafilefimerov,vuhuuu,enaymkizemarimov,vuhuuu,velaylayanameyzi
aldıtaymaynevırşovaynidyu(burayı da anladık)
insaniiçaa
akabahetdavn
venayvasyank(e baya anlıyorum yahu atlasamıydık hazırlığı)
it's not my problem(güvenim geldi)
vuuuuuhuu....(nakarat)
yeyağ..yeyağ...yeyağ...oğğye..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
